Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Hayatta postacı kaç kere çalar kapınızı?


Bir Kırlangış Hikayesi

Birgün bir kırlangıç bir adamın penceresine konar.

Gagasıyla adamın penceresini tıklatır. Adam pencereyi açar "ne var "diye.

- Biliyorum der kırlangıç. Sana garip gelecek ama, müsade edersen seninle kalabilirmiyim ?

- Niyeki ? der adam..

- Uzun zamandır seni izliyorum. Evine kimse girip çıkmıyor. Anlaşılan ne eşin, ne dostun, ne de arkadaşın var... Beni içeri al. İster kafese koy, istersen avucuna al sev beni. Ne olur bundan sonra seninle kalayım... der kırlangıç.

- Olmaz der ve kapatır pencereyi adam.

Ertesi gün kırlangıç tekrar gelir ve konar pencereye. Adam açar pencereyi, yüzünde " yine ne var" gibi bir ifadeyle...

Kırlangıç:

- "Beni içeri al" diye tekrarlar yine.

Adam;

- Neden sen ? diye sorar.

- Çünkü seni seven benim... der kırlangıç.

Üçüncü gün yine gelir kırlangıç...

- "Bak" der... Bu sana son gelişim, son kez seslenişim. Bak havalar soğudu. Artık göçüyoruz. Sıcak ülkelere gidiyoruz. Altı ay yokuz buralarda. Ne olur beni içeri al. İster bir kafese koy kapat, istersen avucunda taşı. " yeterki sana yakın olayım " der...

- Olmaz der adam... Ben bir insanım, sen bir kuş... El alem ne der bu işe ?

Hadisenin devamında adam örter pencereyi. Ve kırlangıç uçaar gider diğer kırlangıçlarla sıcak ülkelere...

Adam yine yalnız kalmıştır. " yine yalnızım " der kendi kendine. Kırlangıcın içeri girmesine ve evinde kalmasına müsade etmemiştir ama aslında sonradan çok üzülmüştür. Belki bir kuş belki bir hayvan ama ilk defa biri ona " Seni Seviyorum " demiştir...

O güne kadar birinden bu kelimeti duyacağı günü beklemişti... Duyduğunda ise yüz çevirmişti... Adam çok pişman olur. Kırlangıcını beklemeye karar verir. Çümkü; bir kuş'ta olsa onu seven biri vardır artık. Altı ay sonra gelecektir ve sevdiği adamın evinde onunla yaşayacaktır.

Aradan bir ay geçer. İki ay geçer. Üç, dört, beş ,ay geçer. Adam sabırla beklemektedir... Altıncı ayda adam penceresini sonuna kadar açar......beklemeye başlar.

Nihayet altıncı ayın sonunda ufukta kırlangıçlar görünür. Gökyüzünde bayram havası esmektedir adeta. Hepsi öbek öbek geçer adamın penceresinin önünden. Ama adam kendi kırlangıcını bir türlü göremez..Ve nihayet son kırlangıçta geçmektedir.

- Bir dakika bakarmısınız ? der adam kırlangıca.

- " Buyrun " der kırlangıç.

- Bir kırlangıç vardı. Buraya gelir, pencereme konar, beni Sevdiğini söylerdi.. Gördünüzmü o nu ?

- " Ne zaman oldu bu olay" der kırlangıç.

- Daha çok yeni, altı ay oluyor. Siz burdan göçmeden yani..

- Ohooo siz kırlangıçlarla ilgili gerçeği bimiyorsunuz anlaşılan.

- Nedir o gerçek ?

- Kırlangışların hayatı zaten altı aydır beyefendi....

.

Hayatta bazı fırsatlar vardır,

ömründe bir defa insanın eline geçer...

ve

değerlendiremezsen

uçup gider

.

Hikaya alıntıdır

.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

slm ya bunasıl hikaye içim doldu valla ama sonunda kırlangaçlan adam buluşa daha iyi olmamıydı ama genede tşk ederim çok güzel bir anlatım ifadesiydi

bast dedi ki...

Yorumunuz için teşekkürler dostum.
Masal işte, yalan hikayedier masal.
Kuş'ta kuş işte.
Kuşbeyinli derler ya...
Hayatımızda boş, bomboş. Yaşanmışlıklar koca bir yalan aslında :(

Adsız dedi ki...

bir kuş ama kuş insan iki insanın hayatını anlatıyor bence ama çok acıklı bir olay inankiçok içim acıdı

bast dedi ki...

Zaman herşeyin ilacıdır. Acıların da. Bir dostum bana herşeyi zamana bırak derdi...BIRAKTIM...