Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

13 Temmuz 2008 Pazar

Bugünde seni yaşayamadım hayat...

Bugün Pazardı

.

Uzun zamandır rahatsızlığım nedeniyle çok mecbur kalmadıkça sokağa çıkamıyorum, bugünde o günlerden biri.

Sabah ekenden uyandım, değerli bir dostla msn de birkaç kelime kısa hoşbeşten sonra o evlatları ve torunlarıyla doğanın eşsiz güzelliğinde gezmek üzere gitti...

Bende kendime bir fincan neskafe yapıp camın önündeki koltuğuma oturdum. Binamızda yaşayan aileler birer birer çoluk çocuk arabalarına binip biryerlere gittiler...

Site görevlimiz dahil olmak üzere binada kimseler kalmadı.

Kahvemi, sigaramı içtim, kaltım çayımı demledim, kahvaltımı ettim, hiç istemediğim halde bir dosta söz verdiğim için, nefret ettiğim ilaçlarımı içtim...

Bilgisayarımın başına geçtim blogları dolaştım, çoğu tatile çıkmıştı, ama kimseye yorum veye mesaj yazmadım, nasıl olsa yazsamda iadei ziyarete gelen pek olmuyor. Sıcaktanmı, bezginliktenmi yoksa herkes yoğun ondanmı bilmem bu arlar bloglar biraz durgun..

1 Saat kadar bloglarda gezindikten sonra evdeki rutin işlerimi elimden geldiğince yapmaya çalıştım. Sanki kış temizliği yapmış kadar yoruldum ve 2 saat uyudum...

Salonda kanepenin üzerinde uyumuştum saat 15:30 civarlarında kan ter içinde uyandım, güneş sahil tarafına dönmüş tam üzerime düşmüştü...

Hemen gittim buz gibi suya girdim cosss :)

Aslında kalp rahatsızlığı için hiç doğru değil biliyorum ama dayanılmaz şekilde yanıyordum. Bu bana ders oldu birdaha gündüz kanepede yatmayacağım...

Daha sonra buz gibi bir ayran yapıp tekrar oturdum bilgisayarımın başına...bloglarıma msn me baktım kimseler yoktu...cep telefonuma baktım arayan yoktu, mesajımda yoktu :( ... ev telefonumu kontrol ettim acaba kesikmi diye, yoo çalışıyordu... kapı zaten hiç çalmamıştı..

Amaaan boşver Afet dedim kendi kendime, kim arar senin gibi hasta, bir sürü sorunları olan yaşlı kadını ?...

Daha sonra, dökmeye kıyamayıp ısıttığım çayımdan kocaman bir fincan doldurdum kendime ve tekrar oturdum camın önüne...

Evimin karşısı sahil, çocuk parkı ve geniş çimenli piknik alanı.

Kimse kene mene diye korkmamış çimenlerin üzerine mangallarını yakmış, çocuklar top uynuyor, ip atlıyor, büyükler ağaçların altında oturmuş muhabbet ediyordu...

Büyük küçük, yaşlı genç birçok kişi sahil yolunda bisiklete biniyordu...

Biraz daha ileriye doğru baktığımda, kayaların üzerinde balık tutmaya çalışanların oltalarının uçları görünüyordu....

Dudağımın kenarında biraz hüzünlü bir gülümsemeyle, ehh dedim kendikendime, hey gidi günler..

Bir zamanlar telefonum susmazdı, kapım durmazdı.

Haftasonları tek katlı evimin bahçesinde mangalım hiç sönmezdi. Misafirlerim hiç eksik olmazdı, o kadar kalabalık olurdukki oturmaya yer kalmazdı...

Eşim işsiz olsada ben hafta boyunca ölesiye çalışır onlara elimden geldiğince ikramda kusur etmezdim.

.............................Nerdeler ?............................

.
Afet

.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

nerde olacaklar herkes iyi gün dostu işine gelelire slm işlerine gelmezse bayyyyyy
hayatda zaten insan kadar namkör yaratık yoktur herşey çabuk unutulur
degerli dostum allah sabırlar versin anlattıkların gerçekten benide yaraladı ama hayatdevam ediyor işde sevgiler saygılar sunarım

kedikız dedi ki...

Nerdeler mi?Onlar sadece hiç...!