
Sabahın ilk ışıklaında ya da, akşam serinliğinde
balığa çıkmayı,
.
Sibirya kurtlarıma yanıma alıp
Küçükyalıdam Maltepeye sahil boyunca koşmayı,
.
Bardaktan boşanırcasına yağan
sağanak yağmurda
ayakkabılaımı çıkarıp çimenlerde tepinmeyi,
,
Dolunay akşamlarında
eski evimin balkonunda bir şişe kırmızı şarabı
tek başımada olsa bitirmeyi,
.
Her akşam maltepe sahiline bisikletimle gidip
karamelli, çikolatalı, çilekli
dondurma yemeyi,
.
Sevdiğim bir arkadaşımla ağaçlar içindeki pakta
iki parti tavla oynamayı,
.
Pikniğe gidip, herkes mangal yakıp top onarken
börtü böceği ..fotoğraflamayı,
.
Denize gittiğimizde herkes güneşlenip yüzerken
minare ve çakıltaşı toplamayı,
.
Yıllar öncesinde olduğu gibi iki gün bir gece
hiç masadan kalkmaksızın
okey oynamayı,
.
Sabah kahvemi içerken,duyduğum dalgaların sesini,
yosun , iyot kokusunu , martıların çığlıklarını,
.
Evimi silip süpürüp camlarımı silmeyi,
merdivene tımanıp perdelerimi kendim takmayı,
.
Mutfak raflarına tabaklarımı bardaklarımı
yerleştirmeyi.
.
Eskiden olduğu gidi sıksık
evin eşyalarının yerlerini değiştirmeyi,
.
Sabah erkenden bakkala giderken yolumu bekleyen
kuru mamaya alıştırdığım
sokak kedilerini,
.
Parktaki sokak köpeklerine yemek ve su götürmeyi,
.
Yürümeyi
.
Afet
.
.