18 Temmuz 2009 Cumartesi

En iyisi ben sana bir şiir ısmarlayayım....

Gel desem, bu akşam
Bir kahve ısmarlayayım sana
Bir fincan kahve:
Cezvesinde kaynamış hatıralar,
Köpüklerinde sevgi parlayan,
Fincanında dostluk ile telve
Bir yorgunluk kahvesi.
En iyisi ben sana
Bir şiir ısmarlayayım
Yanında da
Bir fincan acı kahve...
.
.
Şair: Hasan Gezer
.
.

17 Temmuz 2009 Cuma

Ey hayat kucakla beni... Bu şiiri çok seviyorum...

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma
çekip gitsem bu şehirden
anılar incinir mi?
üşür mü? dalında bir yaz çiçeği
.
ve bilir mi?
bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı
bin ilmik atanı usuna
çekilen her tetiğe karşılık
.
kirpiklerinde
baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben
düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
bir şiir vurur kıyılara gücenik
değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları
.
içimin ırmakları kurudu bütün yapraklar soluk
hüzün kokuyor çiçeğim
hangi yağmurları müjdelersen müjdele
yeşermez bir daha yangının düştüğü yer
aşk da küstü
kim dinler kalbimin kırık sesini artık
.
ceylanların
vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte
gelinciklerin ürperdiği şafak
gülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında
giden dönmedi terketti bütün mevsimler
bir korkunç acıya düştümki
sırtımda kırk paslı bıçak kırkyerinden kanayan
.
avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı
acılar tünedi sevincin tüneğine
gidenler gelmedi terketti bütün mevsimler
bir tek gül kalmadı ömrümün bozkırında
şimdi yalnızlığın en tenha kışındayım
kirpiklerimde yıldızlar saklasamda
bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece
.
testisi kırık yorgun bir yolcuyum
hiç bir şey avutmuyor artık
kirpiklerimde yağmurlar duman duman
uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım
.
üşüyorum
ey hayat kucakla beni
mavikanatlarının altına al
sığınıp kalayım bir sevginin sıcak iklimine
.
Şair: Nuri Can
.
.

Biliyormusunuz?.. ne çok özledim.....


Sabahın ilk ışıklaında ya da, akşam serinliğinde
balığa çıkmayı,


.
Sibirya kurtlarıma yanıma alıp
Küçükyalıdam Maltepeye sahil boyunca koşmayı,


.
Bardaktan boşanırcasına yağan
sağanak yağmurda
ayakkabılaımı çıkarıp çimenlerde tepinmeyi,


,
Dolunay akşamlarında
eski evimin balkonunda bir şişe kırmızı şarabı
tek başımada olsa bitirmeyi,


.
Her akşam maltepe sahiline bisikletimle gidip
karamelli, çikolatalı, çilekli
dondurma yemeyi,


.
Sevdiğim bir arkadaşımla ağaçlar içindeki pakta
iki parti tavla oynamayı,


.
Pikniğe gidip, herkes mangal yakıp top onarken
börtü böceği ..fotoğraflamayı,


.
Denize gittiğimizde herkes güneşlenip yüzerken
minare ve çakıltaşı toplamayı,


.
Yıllar öncesinde olduğu gibi iki gün bir gece
hiç masadan kalkmaksızın
okey oynamayı,


.
Sabah kahvemi içerken,duyduğum dalgaların sesini,
yosun , iyot kokusunu , martıların çığlıklarını,


.
Evimi silip süpürüp camlarımı silmeyi,
merdivene tımanıp perdelerimi kendim takmayı,


.
Mutfak raflarına tabaklarımı bardaklarımı
yerleştirmeyi.


.
Eskiden olduğu gidi sıksık
evin eşyalarının yerlerini değiştirmeyi,


.
Sabah erkenden bakkala giderken yolumu bekleyen
kuru mamaya alıştırdığım
sokak kedilerini,


.
Parktaki sokak köpeklerine yemek ve su götürmeyi,


.
Yürümeyi

.

Afet
.
.


16 Temmuz 2009 Perşembe

Elma ve Şarap...

ELMA VE ŞARAP
.
Kadınlar ağaçtaki elma gibidir.
En iyileri en üst dallarda bulunur.
Erkeklerin coğu düşüp incinmekten korktukları için üst dallara uzanmak istemezler.
Onun yerine yere düşmüş çürükleri toplarlar
çünkü onları elde etmek daha kolaydır.
Yukarıdaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu
ve sorarlar kendilerine
'Nerede hata yapıyorum' diye.
Aslında gerçekten hatasız ve muhteşemlerdir
Sadece doğru erkeğin ortaya çıkıp cesaretini ve yüreğini toparlayıp
o üst dallara ulaşmasıdır bütün olay.
Erkekler ise ...
iyi birer şarap gibidir.
Koruk olarak başlarlar, mayhoş ve tatsız...
Kadınlar tarafından canları çıkana kadar çiğnendikten sonra
ancak bir yemeğin yanında gidecek kadar tatlanırlar...
.
Eskiden yarım elmaydı......Çoooook eskiden.....
.







14 Temmuz 2009 Salı

Bazen pişmanlık duyar insan...iş işten geçtikten sonra :(

Bazen pişmanlık duyar insan,
yaptıklarından
ya da
yapamadıklarından...
ama fırsatlar değerlendirildiği kadardır...
.
Bazen mutluluk duyar insan,
uçan bir kuştan
ya da
sıcak bir dokunuştan..
hissettiği kısacık ama bir ömre bedeldir...
.
Bazen kızgınlık duyar insan,
bir kişi yüzünden
ya da
yaptığı hata yüzünden
işte o anlar hem kendine, hem sevdiklerine cezadır...
.
Bazen umut eder insan
beklediği gelecek diye
ya da
hayat ona istediğini verecek diye
aldığı karşılık, umut ettiği kadardır....
.
Bazen kıskanır insan
ne için kıskandığını bilmeden
ya da
elindekini kaybetme korkusundan
ama farkına varamadığı,boşa güdülen duygudur...
.
Bazen sevinir insan
kaybettiğini bulduğunda
ya da
bir mektup aldığında
o anda duygular taşan bir pınardır...
.
Bazen sıkılır insan
kalabalık içinde çektiği yalnızlıktan
ya da
sebepsiz yaşananlardan
kaybettiği, boşa geçen onca zamandan...
.
Bazen sever insan...hemde delicesine
çok şirin bir köpeği
ya da
yüreğini okuyan sevgiliyi
o vakit, kalp sevilen için atandır...
.
Bazen şanslıdır insan..çoğu insana göre
nefes alıyor olmaktan
ya da
üretebiliyor olmaktan
hepsi, kendi çabası kadardır...
.
Bazen yaşar insan güzel bir mekanda
ya da
çamur içinde
hayatı ise baktığı gözlük kadardır...
.
Bazen okur insan
farkına varmadan
ya da farkına vararak
okunulan...hayatına yansıttığı kadardır...
.
.
Alıntıdır
.
.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Unutamazsın...(şiire kafiyeyi severim)

.
.
UNUTAMAZSIN
.
Mazide bir yığın anılar varken
Beni bir kalemde unutamazsın
Ben seni sen beni seviyor iken
O güzel günleri unutamazsın
.
Arada aşılmaz dağlar olsa da
Simsiyah saçımız karlar dolsa da
Sendeki o resmim bir gün solsa da
O güzel günleri unutamazsın
.
Boşuna uğraşma unutmak için
Dedim ya sen beni unutamazsın
Sen bana ben sana yazılmışız biz
O güzel günleri unutamazsın
.
Oğuz Cevher
.
.

Bu dizelere bayıldım....


ÇIKMAZ SOKAK
.
Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Yine beni sevmezdin
Kahrımdan öleyim diye
.
Ümit Yaşar Oğuzcan
.
.