Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

12 Ocak 2009 Pazartesi

Haftaya Nazım'la başlamak istedim...

MEMLEKETİMİ SEVİYORUM
.
Memleketimi seviyorum :
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
Memleketim :
Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.
Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş :
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana.
Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum.
Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum
ve güneye
pamuk işleyenlere gitmek için
Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye
utanıyorum.
Memleketim :develer, tren, Ford arabaları
ve hasta eşekler,
kavak
söğüt
ve kırmızıtoprak.
Memleketim.
Çam ormanlarını, en tatlı suları
ve dağ başı göllerini seven
alabalık
ve onun yarım kiloluğu
pulsuz, gümüş derisinde kızıltılarla
Bolu'nun Abant gölünde yüzer.
Memleketim :
Ankara ovasında keçiler :
kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması.
Yağlı, ağır fındığı Giresun'un.
Al yanaklı mis gibi kokan Amasya elması,
zeytin
incir
kavun
ve renk renk
salkım salkım üzümler
ve sonra karasaban
ve sonra kara sığırve sonra : ileri, güzel, iyi
her şeyi
hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır
çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım
yarı aç, yarı tok
yarı esir...
.
Nazım Hikmet
.
Tablo: Nazım Hikmet'in kendi eseridir
.
Altını çöpe atıp yüzyıl sonra çıkarsanda yine altındır
zaten yüreğimizde hep itibarı vardır.
.
.

1 yorum:

mavianne dedi ki...

canım hoşgeldin
başlangıcın da muhteşem olmuş
öpücükler sana