Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Bu dizelere bayıldım....


ÇIKMAZ SOKAK
.
Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Yine beni sevmezdin
Kahrımdan öleyim diye
.
Ümit Yaşar Oğuzcan
.
.

12 Temmuz 2009 Pazar

Yarın.....

Zamanı sıfırlayacağım hayatımda yarın
Her şeye yeniden başlayacağım.
İlk kez günaydın diyeceğim gökyüzüne,
İlk soluğumu alacağım yarın;ama şimdi değil,
Yarın.
Yarın başlangıcı olacak hayatımın,
Gözlerimi açıp,´´Merhaba´´ diyeceğim hayata.
Ben de varım artık
Ölümüne sevgi yarışına.
Yarın umutlarım tanışacak istasyonlarla,terminallerle
Birer birer yolculuğa çıkacaklar.
Bavulları mı?
Onlar dünden hazır; ama yolculuk yarın.
.
Alıntı
.
.

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Evimi taşıdım :(


Taşınalı 20 gün oldu internetimde bağlandı

ama nedense benim elim klavyeye gidipte kendimden birşeyler yazamıyorum.

Yeni muhitimi hiç sevmedim senebileceğimide hiç sanmıyorum.

Son üç gecedir uyuyamıyorum, evi değişmiş kedi gibi tedirginim.

Dün gece sabaha kadar internette arkadaşların sayfalarını dılaştım ve düşündüm; neredeler ne yapıyorlar yoksa benim gibi onlardamı sayfalardamı dolaşıyorlar.

Elim kimseye yorum ve mesaj yazmaya gitmedi

bön bön baktım.

Okuduklarımı anlamadım bile...

Biraz oyuna girdim oradada sıkıldım, yenildim.

Sabah 6:30 du oğlum uyandırdı

Pc masasında uyuyakalmışım.

Bu muhit değişikliği benim sinirlerimi iyice bozdu.

Bu gecede uyuyamazsam pazartesi günü psikoloğa gideceğim.

Taşınma esnasında yaşadığım üzüntülerimi

daha sonra yazarım.

Kedilerimi :(

Çok üzülüyorum çoook...

.

.



10 Temmuz 2009 Cuma

Kapımı çalma ölüm...

BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM
Kapımı çalma ölüm
Açmam
Ben ölecek Adam değilim
Alıştım bir kere gökyüzüne
Bunca yıllık yoldaşımdır Bulutlar
Sıkılırım
Kuşlar cıvıldamasa dallarında
Yemişlerine doyamadığım ağaçların
Yağmur mu yağıyor
Güneş mi var
Farketmeliyim
Baktığım penceremden
Deniz görülmeli çıksam Balkona
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla,sürülmüş tarlalar
Ekmekten olamam doğrusu
Nimet Bildiğim
Sudan geçemem
Tuzludur teneffüs ettiğim hava
Ya nasıl dururum olduğum yerde
Öyle upuzun yatmış
İki elim yanıma getirilmiş
Hareketsiz
Süküta ram olmuş
Sanki devrilmiş bir heykel
Ellerim ne der sonra bana ?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm ?
Utanmazmıyım ayaklarımdan
Kalkmalıyım
Dolaşmalıyım
Sokaklarda, Parklarda
El sallamalıyım
Giden trenlere
Kalkan vapurlara
Bilmeliyim
Gölgelerin boyundan
Saatin kaç olduğunu
Islık çalmalıyım
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca
Keyfimden ya hüznümden
Geçmiş günleri hatırlamalıyım
Dalıp dalıp Akarsuya
Hayaller kurmalıyım
Güzel geleceğe dair
Yanımdan geçenler olmalı
Selam almalıyım
Robensonu düşünmeliyim
Garipliğini
Şükretmeliyim
İnsanlar arasında olduğuma
Nedir ki eninde sonunda ölüm ?
Ayrı düşmek değil mi Aşinalardan
Kapımı çalıp durma ölüm
Açmam
Ben ölecek Adam değilim
.
Cahit Sıtkı Tarancı
.
.


8 Temmuz 2009 Çarşamba

Dost dediğin.....

Her rüzgâr savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur...
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur...
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...
Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik...
Ama basit bir sanatı unuttuk...
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin bir kalbi olana denir.
Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamahı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de,
ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir.
Paylaşacak dostlarınız yoksa
iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli.
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı,
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,
Dost dediğin fanatik olmalı,
Bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli,
Güzel haberler aldığında seninle sevinmeli
Ve ağladığında seninle ağlamalı,
Ama hepsinden daha çok, dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı, Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı, Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı.
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı.
Sevgiye her zaman yeri olan yüreği kocaman dostlara..
.
ALINTIDIR
.
.

26 Haziran 2009 Cuma

Yok böyle bi koca :)

KOCA TİPLERİ
.
Kadın akşam işten çıkar. Çocuğu yuvadan alır.
Markete geçer ıspanak alır. Koştura koştura eve döner.
Çocuğu soyar, elini yüzünü yıkar.
Kendi üstünü değiştirir. Mutfağa koşar.
Bir yandan ıspanakları yıkar bir yandan çocuğun sorularına
ve ihtiyaçlarına cevap verir.
Bir yandan sofrayı hazırlar…
O DA NE YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR!
Yoğurtsuz ıspanak olmaz Hemen kocasını arar.
Kocadan Kocaya değişen cevaplar:
1) Ben geç geleceğim. Toplantım var. Yoğurtsuz yiyin ( laçkalaşmış koca)
* * * * *
2) Ben geç geleceğim Çok üzgünüm, tühhhhhh şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz ki.
E, yoğurt getireyim kapıdan bırakayım hemen döneyim,
toplantı bu, kaçırsam olmaz. Mazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur,
sonra yoğurt dökecek ıspanak bile bulamayız..
( aldatan koca ya da eve gelmemek için bahane arayan koca ,
ama bi yandan da vicdanı sızlayan koca..)
* * * * *
3) Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor... ..... (İşte bu aldatan koca)
* * * * *
4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! ("kazma" tipi koca )
* * * * *
5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya sığır olduk ("kalas" tipi koca)
* * * * *
6) Tamam alırım (monotonlaşmış koca)
* * * * *
7) Tamam alırım başka bir şey lazım mı? ( Normal koca)
* * * * *
8) Tamam hayatım alırım başka bir isteğin var mı? (İdeal koca)
* * * * *
9) Aman canııım, ıspanakla mı uğraştın?
Yapmadıysan bırak ya dışardan söyleyelim ya da dışarıda yiyelim
(Yok böyle bi koca)
.
.
Alıntı
.
.

25 Haziran 2009 Perşembe

Bir garip annekedi....

Anneanneeee diye seslendi Poyraz...
arkamı dönmemle deklanşöre basıverdi
hemde arkamdaki koltukta yattığı yerden.
o minik ayaklar ona ait...
Henüz 3 yaşında ama tam bir afacan :)
.
.