Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

4 Ağustos 2009 Salı

BAZEN...

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
Güneş kucağındadır, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
Ciğerinde kuruludur orkestra, duyamazsın
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlayamazsın
Uçar gider, koşsanda tutamazsın.
.
W.SHAKESPEARE
.
.

Sen yüreğimi hiç haketmedin..... Artık sana şiir yok !.....


Biraz dikkatli baksaydın

gülen gözlerimdeki , ağlayan ben'i görebilirdin.

Ya da gerçekten sevseydin beni

kalbimin çığlıklarını susturabilirdin.

Ben senken sen ben olamadın. Izdırabımın sebebi oldu sevgim.

Tükendim tükettin hıncını almak için

tekmeler attın sevgiye yüreğime ..

Birçok kez hazırladım kalbimi seni unutmak için

ne yaptıysam olmadı

Boyun eğdim varlığınla yaşamaya

Artık özlemiyorum

Dilim söylüyor ama hissetmiyorum.

Sevgiyi kandırarak ve gizlenerek yaşıyorum.

Daha fazlasını kaldıramayacak kadar yorgunum

yada bahaneler buluyorum.

İçim acıyor...

Gücüm yetene kadar dayanıyorum.

Daha dayanabilir miyim bilmiyorum.

Zamana sığındım

kurtuluşum için yaralanan kalbimi sarmak

biraz olsun hayata bağlanmak

kaybettiğim kendimi bulmak için

Sen benden gittin

ardında bıraktığın beni düşünmeden gittin

Belki yıkıldım

sevgiye güvenimi kaybettim

ama yürekten sevdim

Şunu bilki terkedenim sen yüreğimi hiç haketmedin..

.

Alıntı

.
Video için sağ tıklayın...

.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi...


Bir Adam
Korku dağlarının yürekçisi,
Ölüm denizlerinin kürekçisi;
Öyle suskun oturuyor şişesinin başında,
İçtiğinin hem hırsızı, hem bekçisi,
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.
.
Özdemir Asaf
.
Fotoğraf : Belgin Güven
.
.

2 Ağustos 2009 Pazar

Pazar günlerini hiç sevmiyorum...

İyi geceler hayat!
Bugün de seni yaşayamadım...
Ama belki yarın,
Yarın...
.
"Video için sağ tıklayın"
.
.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Sen vurdunda ben ölmedimmi?...

Bu muhteşem şiiri şairin kendi sesinden

kulaklarınızda hissetmek istiyorsanız,

sağ taraftaki videoya

tıklamanız

yeterli

.

Sen Vurdun da ben ölmedim mi?
.
Rüzgarda ne ateşleri hasretimle yaktım da

Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi

Çölde su, mahpusta gün,

oruçta ekmek gibi bekledim seni

Sense araya korkular koydun.

Yasaklar koydun...
.
Bitmez tükenmez engeller koydun

Şimdi nerdesin diye sakın sorma

Sen çağırdın da ben gelmedim mi?
.
Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,

Yağmurlu havalara..

Bu kasvetli akşamlara darılmazdım

Sen varken

Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına

Otobüs duraklarına...

Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...

Yıkılmazdım biten sevdaların ardından

Gidenlere küsmezdim

Kalanlara acımazdım...

Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim

Masumdum, çocuklar gibi

Böyle delirmezdim-küfretmezdim...

Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.

Şimdi soruyorum sana

Adı sevdaysa bu cehennemin

Sen yaktın da ben yanmadım mı?
.
Biliyorsun

Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı

Bütün korkularına 'arka çıktım' olmadı

Dağlara merdiven dayadım olmadı

Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı

Sevdim olmadı, yandım olmadı taptım olmadı
.
Benden artık pes..

Artık benden aşkın biletini istediğin gibi kes

Nasıl sa gidiyorsun

Biliyorum git..ardında

Ağlayan bir çift göz

Paramparça bir yürek

Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan

Çek silahını daya sırtıma

Titrersem namerdim...

Sen vurdun da ben ölmedim mi?

.

.
Ahmet Selçuk İlkan

.

.

YALAN

YALAN
.
Hadi gidiyorsun..
yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
herşey gidiyor
gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
solgun bir gül oluyor insan
bir demet kır çiçeği ölüyor sen gidiyorsun
ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
bakma öyle ben kanıyorum,
sen üşüyorsun
.
kolay değil bir yalan
bu yaralayan kanayan koca bir yalan
yalan işte
sevdiğim yalan...
şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi
yumuşak sıcak bir yalan
ıslak gözlerimle geçiyorum
yaralı bir ceylanın kalbinden
ceplerimde kül var
bir yangından arta kalan
.
sorduğum adreslerde kimse olmuyor
ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman
her şey bir yalan gibi yandığı zaman
yalnız olduğunu anlıyor insan
anladım ve geçtim
yaralı bir ceylanın kalbinden
.
aynamı kırdım fotoğraflarımı yaktım
nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı
nasıl da umarsız
.
su gördüm düşümde
karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
sonra sabah oluyor
ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu
.
hayır diyordu bir dağ köylüsü
hiçbir şey için geç değil ve geç değil
bir şey için hiçbir şey
bişey vardı öyleyse bişey
beni çeken
gecenin duldasından uzağa
kocaman çayırlara çeken bişey
gümrah ırmaklara
sonra sıcağa sonra acıya
sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
bişey...
.
tutsana beni,bırakmasana
olsun yaralasana
olsun,ağrısa da
yalan da olsa,kalsana
.
"dağ köylüsü"
aşkın olduğu yerde ben varım
sen olmasan da ben varım
yağmur yağar saçlarım filizlenir
bir yıldız düşer omuzlarıma
ıslık çalar ıslanır şarkılarımı söyler geçerim kapından
camların buğusundan ve yağmurun kokusundan
tanırlar beni
bilirler,
en iyi yalanlarını ben alırım onların
adresler sorarım kimseler oturmaz orda
ve kimseler olmaz ben sordukça
.
dağ köylüsü
şimdi gidersen
şimdi git
" kalırsan şimdi"
.
.
İbrahim Sadri
.
Tablo: Şeker Ahmet Paşa
.
.
Boşver be dağ köylüsü sen en iyisi şimdi git...
.

Bir kuş tut içinden...

.
Bir sayı tut içinden...Tuttum
İkiyle çarp. Onbeş ekle. Sonra ikiye böl. Tuttuğun sayıyı çıkar bu sayıdan. Yedi buçuk kalır geriye. Yedi buçuğu al, dondurmacıya git. Vişneli bir dondurma ısmarla kendine.
.
Bir renk tut içinden...Tuttum
İçindeki resmin gökyüzünü boya tuttuğun o renkle. sonra içine doğru eğil ve boyadığın resmi izle.
.
Bir tren tut içinden...Tuttum.
Bin o t irene. Tren ağır ağır ayrılsın içindeki istasyondan. sonra pencereye çık. ağaçlar, evler ve direkler akıp gitsinler önünden.
.
Bir sokak tutu içinden...Tuttum
Bahçeli evler olsun tuttuğun sokakta. Bahçeler de ağaçlar olsun. Ağaçların dallarında kuşlar. Kuşların ötüşünde bir şarkı.. Şarkıda bir şenlik!...
.
Bir çiçek tut içinden.Tuttum.
Akşam sefası mı?...Nasıl bildin?..
.
Bir mevsim tut içinden.Tuttum
Tuhaf bir mevsim olsun. bir yanımızda kar yağsın, bir yanımızda güneş açsın. Bir yanımızdaki ağaç yapraklarını döksün, bir yanımızdaki ağaç çiçek açsın. Leylekler hem gitsin, hem gelsin. Ah diyelim biz, bu kaçıncı mevsim.
.
Bir yıldız tut içinden...Tuttum
Bir yıldız daha tut içinden. Sonra bir yıldız daha. İçindeki yıldızlar çok olursa, ipil ipil aydınlık olur için.
.
Bir kuş tut içinden
.... Uçuyor, tutamıyorum!...
.
.
Alıntı
.
.