Kalbim sende kaldı, kır gitsin...

6 Şubat 2009 Cuma

Yalnızlık.....



Yalnızlığa dayanırım da,
Bir başınalığa asla
Yaşanmak hoş değil, duvarlara baka baka
Bir dost göz arayışıyla,Saat tıkırtısıyla...
Korkmam..!
Geçinip gideriz biz mutluluğa,
Ama;
"Günün aydın,
akşamın iyi olsun
"Diyen biri olmalı,
Bir telefon sesi çalmalı,
Ara sıra da olsa kulağımda...
Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta...,
bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama:
"Çaya kaç şeker atarsın?
"Diye soran bir ses olmalı ya
Ara sıra..!
.
Can Yücel
.
.

5 Şubat 2009 Perşembe

Kıymet bilmeli....


Önce bi bunu düşünün...


Karşımıza erken çıkmış insanları yolun dışına sürerken;

birgün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyormuyuz ?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize.
Tersine çoğu kez zalimdir.
Her zaman aynı fırsatları sunmaz.

Toyluk zamanlarını ödetir.
Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskimeden yıprattığımız dostlukların

savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla

yapayalnız kalırız bir gün...
Bir akşamüstü yanımızda kimseler olmaz;
Ya da olması gerekenler yanımızda değillerdir.....


Murathan Mungan

.

.

4 Şubat 2009 Çarşamba

Günaydın sevgili dostlar...



Kaç gündür içimizin karardığı yeter değilmi?
Hepinize bahar tadında güzel günler diliyorum.
.
Afet
.
.

Annelik budur....yorulsanda direnirsin...

BEN YATIYORUM.....
.
Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.
Annem, 'Geç oldu,' dedi, 'zaten yorgunum, ben yatıyorum.
' Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı.
Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.
Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi.
Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı,
akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.
Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.
Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu.
Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı
ve makineyi tekrar doldurdu.
Banyodaki çöp sepetini boşalttı.
Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı.
Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti.
Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu.
Çalışma masasının yanından geçerken durdu,
öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı,
eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.
Kek tarifleri defterini çıkardı,
arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.
Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.
Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,
dişlerini fırçaladı.
Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü.
Tırnaklarına baktı, törpüledi.
İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş mıydın' diye seslenen babama
'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu.
Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.
Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü,
bilgisayarını kapattı, gömleğini astı,
kirli çorapları toplayıp sepete attı.
Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi.
Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.
6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.
Kendi kendine iyi geceler diledi,
hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.
İşte o sırada babam televizyonu kapattı,
ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı.
Sizce bu işte bir gariplik yok mu?
Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?
ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ
(ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)!
.
Resim ve yazı alıntı.
.
.

3 Şubat 2009 Salı

Rapor.....

Üç fazlı bölgesel ve tüm vücut sintigrafi raporu:
Sol ayak birinci pamakta hiper vaskülarizasyon izlenmektedir
Sol ayak birinci parmakta yumuşak doku tutulumunda
heterojenite ve artma.
Kemik dokusunda sol ayak birinci parmakta ( meta tarsofalengel ) noktasal hiperfiksasyon izlenmektedir
( muhtemelen bu bölgedeki primer lezyon ile uyumlu )
.
Tüm alınan raporların karşılığında verilen karar:
.
Sol bacak diz altından kesilecekmiş :(
Salı ( yani bugün) yatırıp çarşamba günü ameliyat olacaktım.
Nedendir bilinmez son anda yeniden kan tetkikleri istediler.
Cumaya kaldı, tabii yeni bir sorun olmazsa.
Bu arada moralim gitgide zayıflıyor,
ilk başlarda normal gibi karşılıyordum ama şimdi
paniklemeye başladım.
Keşke bu kadar uzatmasalardı.
Doktor 3 ay sonra protez takacağız diyor.
Protezle güya koşacakmışım bile...hiç sanmıyorum.
Benim kadar faal bir insanın bu hale gelmesini kendime yediremiyorum.
Protez deyince ilk sorduğum sorular; bisiklete binebilecekmiyim, köpeklerimle koşabilecekmiyim, sahilde kayaların üzerine çıkıp olta atabilecekmiyim?
Çok zoruma gidiyor çook...
Offf yine gözüme çöp kaçtı, hadi hoşçakalın.
.
Afet
.
.

1 Şubat 2009 Pazar

Bu gün karar günü......



Tüm tetkiklerim tamamlandı hepsiyle birlikte
doktorlarla görüşeceğiz.
Hem plastik cerrehi hem ortopedi doktorları
girecekler ameliyata. İkiside araştırma hastahanesinin
hocaları. Yani bugün karar günü.
Ama ben yinede korkuyorum.
Dualarınıza ihtiyacım var.
Sevgiler
.
Afet
.
.

Tüm dostlarıma sağlıklı mutlu pazarlar ....

BAĞIŞLA
Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi

Mutluluğa hep geç kalırım
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya her şey bitmiştir çoktan
Ya hiçbir şey başlamamış

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken seviye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Seviye on kala ölüme beş ...

Aziz Nesin
.
.